16 Mayıs 2013 Perşembe

Ölüm


− Ablama bir şey olmadan, parasal konuları ve senin nerede, nasıl yaşayacağını konuşmalıyız ağabeyciğim...
− Şimdi zamanı değil, ne zaman ne olacağı belli olmaz...
Eniştemle dayımın arasındaki bu diyalog, herhalde her birimizin yaşamında en az bir kez duyduğumuz, ancak anlamını tam da veremediğimiz bir diyalog olsa gerek. Ölüm hakkında konuşmak TABU.
Seks ve ölüm,  Batı dünyasının gerçekleri arasında ele alınması en zor konulardan ikisi. Son yıllarda her ne kadar seks, kuyunun derinlerinden yavaş yavaş dış dünyaya açılmaya başlasa da ölüm konusu, halen yeraltı mezarlıklarının en dibindeki yerini korumaktadır.
Aslında bu iki konu neredeyse birbirinin tamamlayıcısı, biri doğum, biri ise yok oluşun habercisi. Hindu, Budist ve İslam felsefeleri, ruh ve bedenin iki ayrı  parça olduğunu savunur. Yani ölüm olarak adlandırdığımız ayrılıştan sonra da ruh, herhangi bir şekilde bu dünyadaki varlığını sürdürmektedir. Biz bunu, ölümlü dünyamızda nedense kabul etmekten korkuyoruz.
Kontrol edemeyeceğimiz bir dünyaya hazırlanmak için bu dünyada kontrolün bizde olmadığını anlamak olsa gerek, Mevlana’nın deyimiyle “ölmeden ölmeyi bilmek”. Ölümün bizim için olduğunu ve hayatımızın akışı içinde yaşanması gereken bir safha olduğunu kabul etmek, bizi gidenin yanında huzurlu ve dingin bir yol arkadaşı yapar.
Almanya’da, insanlara ölüm yolunda yardımcı olmak için 1.500 gezici, 179 sabit misafirhane ve 231 kısa süre kalınabilen dinlenme evi bulunmaktadır. Doktorlar, psikologlar, bankalar, ağrı merkezleri tarafından desteklenen bu evlerde, hastaları ölüm aşamasına gelmiş kişilere ve yakınlarına gerekli tüm destek sağlanmaktadır.
En önemli destek ise hastanın nefes alış verişini rahatlatmaktır. Nefesi ritmik bir hale getirmeyi başardığımızda, vücudumuzda oluşan rahatsızlık ve ağrı duyumlarında azalma olmaya başlar. Korkularımız ve endişelerimiz yok olur, vücudumuz nefesimizin etkisi ile daha yumuşak, daha akıcı olacağı gibi, meditasyon sırasındaki hale geçilip bir anda ruhun tam kendisine değilir.
“Zaman, değişimin meydana gelmesinde, soluklanma, içselleştirme ve uygulama için gereklidir.” Anonim
Dünyadaki zamanımızı iyi değerlendirmemiz dileğiyle. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder