18 Temmuz 2013 Perşembe

Eureka

“Yoga, tai chi de neymiş canım” deyip aralıklarla yaptığım, “Aman canım” dediğim zamanlar oldu. Geçen sene eylül ayında ilk olarak Ferhan Hoca’nın yanına gittiğimde “Aa, ne tatlı bir kadın, canım, güle oynaya onunla bu işi de hallederiz” diye düşündüm. Arada bize “Biz böyle öğrenmedik aşramlarda” dese de, Budist tapınağı deneyimim olduğu için pek de aldırmamıştım. Yaklaşık 8 aylık süreyi, bazen zorlanarak, bazen neşe içinde, bazen de “Öf bunları zaten biliyorduk” edası ile geçirdim.
Kaçımız ondan sonra kendini yogaya adadı, kaçımız kenarında kaldı, kaçımız ise “Tamam öğrendim artık” dedi, pek bilmiyorum. Stajyer öğrencilerimin beni pohpohlamasıyla dışarıdan gelen ve yogayı sadece duyumlarından bilen diğer öğrencilerim için de iyi bir öğretmen oldum. Ta ki Berlin’deki Jivamukti Yoga’da sadece normal derslere girene kadar.
Bundan on yıl önce Türkiye’ye gelişimde babamın işine “Boyacılık nedir ki” diyerek başladığım zaman aklıma geldi. Taşeronluğa ilk adımımda “Yaparız hemen biter” dediğim bir binayı, işi pek hafife aldığım ve bilmediğim için elimle soymak zorunda kalışımtım. Tam tabiriyle iskeleye çıkıp her gün işçilerle o boyaları aşağı indirdim.
Şimdi de 5 günün sonunda kendimi aynı durumda hissediyorum.
Önce hırs ile gelen öğrenme duygusu, kendini şimdilerde korkuya, “neden yapamayım”lara, “aman gene yeni bir hayat” gibi söylemlere bırakıyor. Sonrasında gelen merak ve ardından gelmesi beklenen sevgi.
Hayat da, ilişkiler de aynen böyle değil mi? Bilgilerin tamamı bizde ama buraya onları sevmek ve yeniden tanımak için geldik. Bütün bu bilgilere sahip olduğumuzu, ama onların değerini bilmediğimizi tekrar anlamak için buradayız.
“Nefes alırken her şey yer çekimi alanından çıkıyor ve havadan bize geliyor, tanımadığımız bir evrenden, nefesimizi verirken gelenleri hazmedip onları tekrar algılayarak yer çekimine bırakıyoruz.” Arşimed’in yüzyıllar önce bulduğunu düşündüğü formülü her gün algılamadan hayatımıza uuyguluyoruz. Oysaki her nefesimiz bir bilgi, her verişimiz yoğunluğun işleyip yerine oturması.
Bizi sevecenlikle bu yola hazırladığı, yolumun devamında bana eşlik ettiği ve kendi ayaklarım üzerinde yolun dikenlerini ve zorluklarını tadarken hep sevgiyi hatırlamamı sağladığı için Ferhan Hoca’ma teşekkür etmek istedim bugün.


Daha başındayım her şeyin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder