10 Ekim 2013 Perşembe

Kurban Bayramı

Herkesin telaş içinde nereye gideceğini düşündüğü bir tatil zamanı haline geldi. Eskiden illa bayram sabahı büyüklere gidilir, elleri öpülür, sonra da topluca yemek yenirdi. Şimdi o da kalmadı.
İbrahim’in dininde ise kurban edilenin kuzu, koyun ya da dana olmadığını okuyabiliyoruz. Kurban insanın kendisi, kendi nefsi, kendi canı, kendi saydığı her şey, İngilizce söylenişiyle “Iness”.
Ben bu kelimeyi ego olarak kullanmanın yanlış olduğunu gene yoga ile öğrendim. Yoga ile kurban etmenin anlamını da öğrendim.
Ben, benden vazgeçmez isem, denizde ben bir damla olurum,
Olurum da tek damla kalırım,
Denizin her bir damlası bana karışmaz,
Ben de o denizde sonsuza kadar akıp gidemem.
Buhar olur kalırım
Teslimiyetin derin sularında akmak ise tekrar insan olmayı, kâmil insan, budha olmayı gerektiriyor. Sri Aurobindo’nun “Yoga Sentezleri” adlı kitabında şu açıklama yer alıyor;
“Budha olmanın her ne kadar birçok etabı var ise de, bunu daha basitleştirmek ve toparlayabilmek için burada sadece üç temel etabı ele alacağız;
İlki ilkel hükümler olarak adlandırdığımız ve bir şeyin iyi veya kötü olduğuna karar verebildiğimiz haldir. Bu güçlü hatıraların, duyguların ve içgüdülerin sonunda sözcüklere döktüğümüz hükümlerdir. Düşünceyle birleşmemiş bir güçtür bu.
Bundan sonraki adımda olgunlaşmış Buddhi, muhakeme etme yeteneğine sahip, daha makul, daha dengeli ve hayatın felsefesi ile uyumlu bir gerçekliği sözcüklere döker. Bu, temelde uygulamaya yönelik, amacın ve mantığın birlikte yol aldığı bir dönemdir. Bu etapta, Buddhi artık seçme veya birleştirme yoluyla ahlak kurallarıyla yaptıklarını uyumlu hale getirir.  Bu etap, eğitimli ve okuma yoluyla bilgiyi kazanmış günümüz insanının geldiği bir etaptır.
Son ve kurban edilenlerin sayesinde ulaşılabilen ‘Prajna’ ya da kâmil insan mertebesinde ise saf gerçek aranır; yani doğanın kanunlarıyla uyumlu, bütün dış dünyanın yanılsamalarından arınmış, bütünlüğün içinde tekliğe ulaştıran etaptır.”
Aurobindo, aslında hiçbirimizin bu mertebeye yükselmediğini, bunu aslında içimizde taşıdığımızı, bu etabın sadece herkesin içindeki “saklanmış mücevher” olduğunu belirtiyor.

Kurban Bayramı’nda içimizdeki mücevherin yol haritasını bulmak dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder