20 Mayıs 2014 Salı

Facebook veya sanal dünya

Buluşun aslı bence de çok güzel, ne zamandır görmediğim, yerini bilmediğim herkes yanıma geldi. Sonra görme ve görülme yeri olmaya başladı Facebook, bilen bilmeyen, interneti olan olmayan, yaşı tutan tutmayan herkes orada buluşmaya başladı. Benim çocuklarım bile arkadaşlarının neler yaptığını yaşlarını farklı göstererek oradan takip etmeye başladılar.
Dedikodu kış döneminden çıkıp yaz aylarında da hayatımıza girdi. Kimin ne zaman ne yaptığı, saat kaçta kalktığı bu sayfaya girdiği anda bilinmeye başlandı. Ben önce çocuklarımı kontrol adına girdim, ardından bloğumu tanıtmak adına kaldım ve bugün terk ettim Facebook’u.
Dünyamız gibi her şeyi içinde barındıran bu sanal dünyanın içindekilerden yararlanmak ve onları kullanmak aslı amaç olmalı. Oysa şiddetin, sonsuz bir hırsın, bitmek tükenmeyen bir anlatma ve kendini gösterme isteğinin, sadece sahte bir “benlik” yaratmanın aracı oluyor. Kısır bir döngü içinde, egomuza tekrar tekrar dönmemize sebep olan bir yere dönüşüyor.
Oysa böyle sanal bir birleşme, alçakgönüllü bir ruhla ve doğrulukla bir buluşma yaşandığında, egomuzu yok etmeden beraberce terbiye edebilmek ve her birimizin içindeki öz benliği bulup ortaya çıkarmak mümkün olacaktır. Geliştirmemiz gereken en önemli ilişki de budur.  
İnsanlığımıza sanal ya da elle tutulur dünyada, cennette veya cehennemde, nerede olursa olsun ulaşmak dileğiyle...

Namaste

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder