31 Temmuz 2014 Perşembe

Anahtar



Her sabah gözlerimi kapayıp asanaları yaparken vücudumun nasıl değiştiğini ve her seferinde bir yerde rahatlık ve başka bir yerde rahatsızlık hissettiğimi görüyorum. Bir yanımı düzeltirken diğerini bozuyorum ve sürekli kendimle savaşıyorum.
Aslında yoga, vücudumuzun kitaplarda gösterildiği gibi mükemmel hale getirilmesi ve o hareketleri yapmak değil. Yoga, hareketleri yapmamıza ve bahaneler bularak bu hareketlerin mükemmelliğini bedenimizde hissedemememize yol açan engellerin ortadan kaldırılması.
Asanaları yaparken mükemmelliğe ulaşmaya çalışmak, bizi kendimizi tahrip etmeye yönlendiren bir yoldur. Çaresizliğin, başarısızlığın, kötülüğün, kıskançlığın, yorgunluğun, tükenmişliğin, paylaşmamanın ve daha birçok acının yolunu açan korkunç bir duygu yüküdür.
Asanaları yapmak, onları uygulamak, onlarla birlikte olmak benim kendimi sevmemi engellediği sürece, asanaları kendi mükemmelliğim içinde uygulamam da mümkün olmayacaktır. Beklentilerim asanalarımı şekillendirdiği sürece asanalarım da yarım yamalak olmaya devam edecektir. Oysaki asanalarım, sadece yapılmayı bekleyen ve her tekrarda benimle birlikte olmaktan mutlu olan bendir. Kendimden her beklentim, düş kırıklığına uğramamı sağlayan bir anahtar olduğu gibi, her tekrarda yapabilmeye çalışmanın ve yapmanın coşkusu, mucizeye açılan kapının nihai anahtarıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder