4 Kasım 2014 Salı

Amma

"Göreviniz sevgiyi aramak değil, sevgiye karşı içinizde kurduğunuz düzeni açığa çıkarmak." Mevlana Celalettin Rumi

Kendimizi sevmek, bize her zaman egoizm, kendine hayranlık, hastalık olarak algılatılmıştır. Her zaman nasıl giyinmemiz, yememiz, nasıl olmamız, düşünmemiz gerektiği söylenmiştir. Ancak ve ancak böyle "şu veya bunun" hoşuna gidebilme imkânına sahip olduğumuz düşündürülmüş veya biz o şekilde algılamışızdır.
Herhangi bir şeyi onarmak zorunda, yeniden yaratmak zorunda değiliz. Hepimiz olduğumuz gibi mükemmeliz.
Mahatma Gandhi, "Korkak asla affedemez, affetmek cesurların işidir." demiş. Cesur olmak; bugünü yaşabilmek, önceden yaptıklarımız için kendimizi yargılamamak, suçlu hissetmemek, bugünümüzde ve olduğumuz halimizle kendimizi sevmek, kendimizi kabul edip hoşumuza gitmeyenleri değiştirmek, değiştirmek için yenisini bulmak, yenisini ararken tökezlemek ve bir an orada kalıp ne yaptığını fark etmek, insan olmanın, sevgi olmanın tadına varmaktır.
Kendi isteklerimizi, arzularımızı, ihtiyaçlarımızı tanımaya, anlamaya başladığımızda ve "başkalarını" ilk sıraya koymak yerine, kendimizi bulmaya çalıştığımızda, işte o zaman kalp çakramızla bağlantıya geçip hayatımızı sonsuzluğu içinde yaratma gücünü ele alırız. Ve sadece kısa bir an bile kalbimizle, dikkatimizle, şevkimizle hayatımızı tuttuğumuzda, her şeyin aslında mümkün olduğunu görürüz.

Amma, 9 yaşındayken Allah’ın adaletsizliği ile sarsılmış ve kendini yakmaya karar vermiş. Ne bu dünyanın düzenini ne de Allah’ın adaletini anlayabilmiş. Yaktığı ateşe doğru yürürken “Ben neden kendimi yakayım, üzülenlere sarılırım, onları bu sayede olanların acısından, sarsıntısından, yalnızlığından, sesinden ve sessizliğinden koruyabilirim” diyerek vazgeçmiş. Dublin'de onunla karşılaşma mutluluğuna eriştim, hakkında her şeyi bilmediğim için daha otuzlu yaşlarında olduğu kanaatine bile vardım, o kadar genç, o kadar dolu ki...
Şu anda kurduğu üniversite, köyler, kadınlara açtığı iş imkânları ile dünyaya sarılıyor.

Her gün bir kucak dolusu sevgiyi tadabilmek, işitebilmek ve hissedebilmek dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder