13 Kasım 2014 Perşembe

Aslında yoga...

“Dans eden ayaklar çanların sesine
Her ayak hareketi şarkı sözlerinin ritmine
Dans eden Shiva, en büyük guru
Bunların tümünü içinde bul ki
Özgürlüğüne kavuşasın”
Tirukutta Darsharna

Yoganın ne olduğunun bir türlü anlaşılamadığını düşünüyorum. Asanaların (hareketlerin) ne kadar düzgün yapıldığı veya bizim ne kadar esnek olduğumuz değil yoga.
Yoga, bedenin doğal ritmine dönerek, yapmak istediğimiz tüm hareketleri kolaylıkla, esneklikle, zarafetle yapmamız için yardımcı olmanın yanında, nefesimizi ve ruhumuzu da doğal yapısında tanıyabilmemizi, onlarla uyum içinde yeniden yaşamayı öğrenebilmemizi sağlayan bir sanat dalıdır aslında.
İnce detaylara kadar inceleyip zorunlu olarak bedenimizde hissettiklerimizin yerini, nedenini bulduğu, analizini çıkardığı, neyin nasıl yapılması gerektiğini araştırdığı için matematik gibidir yoga.
Analizden sonra gerekli yöntemi bularak gerekli aletlerin kullanımı ile tekrar doğal yapıya dönmemizi sağlayan ve işlevini tam anlamıyla yapmasına yönelik hesaplama gerektiren bir mühendislik dalıdır yoga.
Hareketin içinde eğer kendimizi dinlersek, kendimizi duymamızı, bulmamızı, duygularımızı tanımamızı sağlayan psikoloji dalıdır yoga.
Yoga, hayatı içinde bulunduran bir yaşam alanıdır. Yaşam alanımızda kendimizin ne kadar farkına varırsak, hayatı o kadar kolaylıkla yaşamayı öğreniriz.

"Bilinçsizliğin hayatımız boyunca devam edecek sağır ağrısını çekmektense, kendini keşfetmenin keskin sancısına dayanmayı seçmek, cesaret ister." Marianne Williamson - Sevgiye Dönüş
Namaste.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder