28 Temmuz 2015 Salı

Bilim dalı yoga



Yoga, şimdilerde artık bir bilim dalı olarak kabul edilmeye başlanmış olsa da, bize gelişinden çok önce yani altı yedi bin yıl önce yogiler tarafından şimdiki gelişmiş teknikler ve makineler olmadan sevilmiş ve denenmiş. Bütün sinir sistemini, beyin dalgalarını, bedenin değişik organlarını renk ve kurgular içinde algılayan makinelerden çok önce onlar “kendilerinin gözlemleme/farkındalık” güçlerine inanmışlar. Her deneylerini, her nefes alışlarını, bedenin içindeki kanallardan geçişleri sürekli deneyimlerken, notlarını almış, birbirlerine anlatmış ve tekrar denemişler. Yaptıklarının, keşfettiklerinin, kendilerini ve etraflarındaki evreni daha iyi anlamaya yardım ettiğine inanmışlar. Her yeni deneyimde daha karmaşık olana karşı bir anlayış geliştirmiş, olanın daha ince taraflarını ve detaylarını kavrayabilme yeteneğine sahip olmuşlar.

Dağlarda, mağaralarda, aşramlarda kalarak bütün bu deneyimleri tekrar tekrar uygulayarak, meditasyon yaparak, şarkı ve ilahi söyleyerek, bizim şu anki makinelerimizin ve teknolojilerimizin henüz ulaşamadığı bilgilere yoga sayesinde ulaşmışlar. Kasları uzatmayı, eklemleri açmayı, kemikleri değişik şekillerde dizerek yeni duruşlarda kalmayı başarmışlar. Hayvanları taklit etmiş, farkındalığı her bir birimde hissetmeyi ve her bir birimle öğrenmeyi ve anlamayı sağlamışlar.

Nefes ile yaptıkları denemelerde, enerji toplamayı, sıcaklık üretmeyi, dengelenmeyi, soğumayı öğrenmişler. Meditasyon sırasında çamaşırlarını kurutmayı bile başarmışlar. Farkındalıkları ile insanların her nefeste bir burun deliğinden nefes aldıklarını keşfetmiş ve bunu gün içinde yeniden düzenlemeyi başarıp, alınan nefesin eşit dağılımını sağlamışlardır. Nefesin sürelerini, tutuşları kontrol etmeyi deneyerek, zihinlerini ve hatta kalp atışlarını durdurmayı, oksijen alımlarını yavaşlatmayı ve tekrar başlatıp yeniden yaşamlarına devam etmeyi bile başarmışlar.

Yoga, bizim dünyayı keşfettiğimiz, her ülkenin kuralları gibi kişiliğimizi düzenlediğimiz, yere, zaman ve değişik iklim şartlarına kendimizi uyumlu hale getirmeyi öğrendiğimiz, çevreci olduğumuz, hayvansever olduğumuz, kendimize ve etrafımıza saygı duymayı öğrendiğimiz, kendimizi ve içinde bulunduğumuz evreni, coğrafyayı ve tarihi öğrendiğimiz okul. Matematiği anladığımız dünya, yani taşıdığımız kütüphaneyi keşfettiğimiz alan.

App’lerden ve internetten daha eğlenceli, daha ileri ve gelişmiş kendimizi tanıma fırsatları bulmak dileğiyle…
Namaste…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder