23 Eylül 2016 Cuma

Özgünlük


Hep bir birlik arayışı, hep bir yakın olma arayışı, hep bir topluluk olma arayışı içinde kendimizi bir yerden ötekine, bir arkadaşlıktan ötekine koşarken buluruz. Değiştiremeyeceğimizi düşündüğümüz alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımız içinde sıkışır, ne yapacağımızı bilemeyiz. Yardım isteyebileceğimiz, bağırıp ağlayabileceğimiz, kızgınlıklarımızı, suçluluklarımızı anlatabileceğimiz bir yer ararız.

Bir yere ait olmaya, ait olmanın normlarına, kurallarına, gerekliliklerine uymaya çalışırız. Çalışırken hep çok çalışmamız, düzgün bir şeyler ortaya çıkarmamız, yaptıklarımızı ait olduğumuz topluluğa uygun yapmamız, çalmamamız, kimseye şiddet uygulamamamız gerekliliklerine uygun davranmaya çalışırız. Kötü olanları hayatımızdan çıkarır, iyi olduklarına inandıklarımızı hayatımıza alırız.

Sürekli bir ayrım yapar, iyi çalışmayanları, söz dinlemeyenleri, uymayanları hep bir şekilde dışlar ve sonrasında da düzgün bir şekilde hizmetimizi ve yapacaklarımızı yaptığımıza kendimizi inandırırız.  Ayrılıklar içinde öğrenebileceğimiz ne kadar değişik hal, tavır ve güzellik olduğunu fark etmeyiz. Birbirimizi tanıyarak, yardımlaşarak neleri başkalaştırabileceğimizi, neleri dönüştürebileceğimizi bir türlü keşfetmek istemeyiz.

Yogada da bizler birliği, tekliği, aynılığı ararız. Oysaki aynılığı tasvip etmeyiz, kurallarına uymayanları, disiplinli olmayanları, yogayı kendi çıkarları için kullananları kendimizden uzaklaştırır, onlardan öğrenilecek bir şey olmadığını düşünür, kendi bildiğimizi doğru sayarız. Evrende birçok ağaç, çiçek, sebze, hayvan çeşitlemeleri olmasına rağmen, insan tek bir kadın ve bir erkek olarak yaratılmış. Birliği ve aynı zamanda özgünlüğü bilsin diye.

Özgünlük, üstün olmayı, bilmeyi, doğruyu yapmayı getirmez, özgünlük diğerlerine bir yol gösterici, diğerlerinden öğrenerek yenisini yaratmayı bilmeyi getirir. Özgünlük çeşitliliği, renkleri getirir.
Öğrenmek için, bilebilmek için, değişip dönüşebilmek için, özgünlüğümüzün farkına vararak, kimseyi herhangi bir yolda gitmeye zorlamadan, nelerin değişik olduğunu izleyebilmek ve görebilmek için birbirimizle ilişki kurmalıyız, birbirimizden öğrenmeli ve birbirimizin renklerinde yeniden kendimizi bulmalıyız.

Dün Zeynep adında bir kızın annesi beni aradı ve kızı için burs ihtiyacı olduğunu belirtti, ben de “Kızınız bunu istiyor mu ?” diye sordum. Kadıncağız “Zeynep utanç duyuyor” dedi.

Dünyada okumak, belki farklılıklarını topluma kazandırmak isteyen birçok çocuk, imkânsızlık, ayrımcılık ve utandırılmaktan dolayı renklerini ortaya koyamıyor. Biz AntesVakfını kurduk, şu anda ailemizin geliri ile 11 çocuk okutuyoruz. Ekim ayında tekrar ihtiyacı olanlara burs verebilmek için yolumuza devam etmeyi istiyoruz. Birlik içinde ve özgünlük içinde yürüyebilmek için bu çocukların ihtiyacı olan gelirleri beraberce sağlamamıza yardım edin.

Yoga, birliği öğrenmektir. Okuttuğunuz her çocuğun renklerini tanımak, özgünlüklerini bilmek sizi de değiştirecektir.

Namaste…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder