13 Aralık 2016 Salı

İyi -Kötü

karanlık ve aydınlık görselleri ile ilgili görsel sonucu




Geçenlerde bir tanıdığımızın cenazesinden ayrılırken o kişiyi tanıyanlar mı, yoksa iş arkadaşlarımıydı tam bilemediğim iki kişinin konuşmalarına tanıdık oldum;

-          -İyi adamdı yaa..
-         -Yok abi çok iyi adamdı; dedi diğeri.

İyi-kötü kavramları neden hayatıma kesin bir halde yerleşti bilemiyorum hatta bugünlerde onları daha da sorgular oldum. Ne demek iyi, neye göre iyi, neye göre kötü, kim kötü, nasıl kötü….Biz bütün bu kavramları önce anne babamızın öğretisinden, sonra arkadaşlarımızın anne babalarınınn öğretisinden, sonra okulun, sonra kendimizin denyimlerinden alıp alıp üst üste koyuyoruz. Neyin üstüne koyduğumuzu bilmeden.

Yogaya gelince başlıyoruz yumuşatmaya, negatif yanları, ya da gölge halleri…bir yandan iyi kötü yoktur derken, negatif ya da gölge halini gene de ortaya koyuyoruz. Hala bir dualité içinde takılıp kalıyoruz. Halbuki bütün iyi- kötü olarak nitelediğimiz haller bizim niteliklerimiz ve sadece deneyimlenip sonuçlarından toplum yorumlarına göre iyi ya da kötü diye tanımladığımız haller.
Halbuki bilsek bir anlasak aslında çok iyilik yaptığını düşünenin, kendinden verenin sonunda kendine kötülük edip diğerine bir yarar sağlamadığını, iyilik yapmaktan pişman olanın bir daha iyilik yapmamaya karar vermesine kadar giden bir olayın insanı katılaşmaya iten yanını bir görebilsek.

Olayları anlamadan, kelimelerin içeriğinin bilincine varmadan günlerimizi sarf etmeyi alışkanlık haline getirmişiz. Yaşadıklarımızla yorumluyor, sonunda da dualité tuzağında boğuluyoruz.
Ne yaptığımızı bilmek için deneyimlemek lazım, neyi nasıl yaptığımda neler olduğunu bir değil, birkaç kez deneyimlemek, yeni yollara baş vurarak deneyimlemek ve bilgisizce deneyimlemek, benim farkındalığımı yükseltir. Bildiğim şeyi bildiğim şekilde birkaç kez deneyimlersem, aynı yola beş kez sapıp sonunda aşınmış, çürümüş ve çukurlu bir yolda sarsıntılar içinde ilerlemeye benzer.

Ferhan hocamla iki günlük Ayurveda Temel Eğitimi ve Ayurvedaya giriş günlerine katıldım bu hafta sonu. Ayurveda’yı aslında ben Ferhan hocamdan daha önce aldım, şu sıralar kendim öğretisini anlatıyorum. Ancak bir daha dinlemeyi anladığımı zannettiğim konuları bir daha dinlemeyi tercih ettim. Sistemin işleyişi sağlığımız içinde sadece bir tek bilinenle anlatılmamış, 3 guna, 3 dosha, 3 dosha’nın 5 türü, yedi bağ dokusu, 41 çeşit ateş, 3 ayrı nitelik ve niceliğin tamalayıcılığı derken, bir bakış açısından incelenmeyen bir beden.

Sebzeler,yağlar, renkler,etler, meyveler,baharatlar her birinin kullanımı bir kısma yarar sağlarken, bir kısmında çürümesini sağlıyor. Dengenin bir pamuk ipliğine bağlı olduğu bu beden, bu evren içinde nasıl kötü veya iyi ayrımını yaptığımızı bir daha sorgulamamız gerektiğine inanıyorum.

İyi- Kötü yerine neyi, nasıl ve hangi duygular içinde yaptığımı anlayacağım renkleri bol olan bir hafta dileğiyle…

Namaste!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder