14 Şubat 2017 Salı

İhtiyaçlar



Rehabilitasyon, türkçe kelime anlamı ile eski haklarını geri vermek, yararlı duruma getirmek, iyileştirmek, tamir etmek anlamını taşıyor. Beynimizi de iyileştirmek aynı bedende bir kası iyileştirmek ve yapılandırmak gibidir. 

Yapılabilecekler ile yapılamayacaklar arasında kaldığımızda, beynimizi tamir etmek de imkansız hale geliyor. Bizler sadece ihtiyaçlara cevap veren bir mekanizmayız. Eğer ihtiyacımızı bir şekil karşılayabilirsek, o zaman başka şekilde yapmaya niyet etmez ve durumu da değiştirmeyi, yeniden yapılanmayı, dönüştürmeyi hiç bir şekilde düşünmeyiz. İhtiyaçlar istediğimiz gibi karşılanmadığında kadercilikle, elden gelen bu deriz. Daha iyi imkanlara sahip olanları kıskanırız. Yapabilme yetisini değil, yapabilirliğini sonuç neden ilişkisine bağlarız. 

İhtiyacımızın sadece bizim ihtiyacımızın karşılamasını, karşılarken diğer kişilere de yararlı olabileceğimiz bize öğretilmediği için hep karşı tarafın isteklerine odaklı bir çözüm bulma çabası içinde, içimin ihtiyaçlarını reddeder ve görmezden gelirim. 

Kendimizin ihtiyacı sürdürülebilir, yeniden yapılanabilir ve yeni değerlerle kendimi ortaya koyabilir olmak. Bunu nasıl yapacağımı belirleyen ben değil de toplum olduğunda, benim yapabilirliğimde ortadan kayboluyor. 

Yoga, meditasyon, masaj, müzik, resim, aromaterapi, akupunktur, kiyropratik gibi terapi biçimleriyle boş bir alana ulaşıp sinir ağını harekete geçirir. Yumuşar, güçlenir ve yeni bir algılamayla duyguların yeni değerlerle farkına varmayı sağlar. (Why isn't my brain working ? Datis Kharrazian )   

Yeniden denemeyi, anlamayı ve beni ben yapanı bilmeyi ilke olarak alabilme yeteneği de yoga yoludur.  

Namaste!

10 Şubat 2017 Cuma

Koşulsuz



Koşulsuz...Ne demek koşulsuz olması bir şeyin. Hiç bir koşula bağlı olmadan meydana gelen mi yani durağan mı, cansız mı, durgun mu? Koşul olmadan, ihtiyaç olmadan, hatta koşul olmadan?

Koşulsuz oluşun içinde bile bir koşul var aslında. Belki bu Türkçe kelime içinde tam kendini belli edemese de un-conditional kelimesi yani koşulsuz içinde kendini tam manasıyla ortaya koymaktadır. Sancı olmadan çocuk doğmaz, kavga olmadan barış olmaz, sevgi olmadan nefret olmaz yani koşul olmadan, birbiri içinde var olan elementlerde bile harekete geçmez.

"Sevmek güzel birinde aşkı aramak değil,O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında kendini bulmaktır." Dostoyevski

Koşulsuzluk ilkesini, anlamak ya da ulaşılacak bir şey olarak görememek. Neden hep ulaşılmaza ulaşmak bizim için mükemmelliğin ön koşulu, neden yapılamayacağı başarmak bizim için önemli, hep bir koşul olması lazım ki, ben ona ulaşmaya, ondan daha iyisini yapmaya, bazen durmaya, bazen hızlanmaya ihtiyaç duyayım.

Nefes alamazsam, nefesi veremem, nefes alamazsam yaşayamam, ben koşullara bağlı olarak var olurum. Neden olmayan koşulsuz sevgiyi ararım. Koşulsuz sevginin koşulu da koşul olmaması.

Koşul olmaması, bilinmeyenin içine ilerleyebilme gücü, hakkı, cesareti, çözemeden durabilme yeteneği, bakabilme, hiç bir şey yapamama, donukluk, hayal gücü, kucaklayabilme yeteneği, tarafsızlık ve daha şimdi benim vakıf olamadığım ve bilmediğim bir çok niteliği de beraberinde taşır.

Koşulsuz hiç bir şey var olmaz...Neden bunu arayayım ki...

Namaste!