3 Ocak 2018 Çarşamba











Ben kimim ?





Bir zamanlar Reiki Master'ım Birol Bey'i ısrarla telefonla arıyorum ve ulaşamıyorum. Bir kaç gün sonra bir araya geldiğimizde "ne oldu ki bu kadar acil!" dedi. Ben heyecanla anlatıyorum.

- Bir türlü cevap bulamadım, bu benim kafamı çok meşgul etti. Beni kızdırdı... ne yapacağımı bilemedim.
-Beni bulamadığınızda bir kitap alın elinize bakmadan adına sanına, açın kitabın bir yerini ve orada yazanı okuyun. O, olana ışık tutacak hislerinizi dengelemenizde yardımcı olacak ya da ne olduğunu anlamanızı sağlayacaktır.

O gün bugün bunu yaparım. Dün Facebook'ta Deniz Yalım Kadıoğlu biryudumkitap.com sitesinin ne yaptığını ve kendisine nasıl eşlik ettiğimi anlatınca, bende hemen indirdim.

Bugün gelen yazı Murakami'nin(*) bir paragrafı ile başlamış; " Ancak ne zaman kendimden söz etmeye başlasam aklım karışır. Ben Kimim ?"

Ben kimim sorusu yargıların oluşumunun başlangıcıdır. Annem şöyle, babam böyle, ablam bu işte, kızım şöyle, oğlum şöyle gibi....devam eder etiketlerimiz. Etiketler kendimizi tanımlamamızı sağlar. Ben annem gibi değilim, ablam gibi güçlü değilim. Babam gibi katı değilim.

Kendimi tanımak için etrafımdakileri bir kalıba soar sonra da bana davranış şekillerini belirler, başkalarına değişik veya daha sevecen veya anlayışlı olduklarında da, onları daha çok seviyor ya da onlar benden daha değerli algısını geliştirir ve yanında kendimi rahatsız hissetmeye başlarım.

Ve bu döngü taa ki farkındalıkla tanışmama, onların hikayelerini anlamaya, kendimin hikayesini yazmaya, sonra kendimin hikayesini bir daha, yeniden ve başka bir bakış açısı ile yazana kadar devam eder.

Ben kimim? ben neyim? ben ! Benin onlar gibi olması korkutucudur. Benin başka olması da kokutucu ve acı vericidir. O yüzden beni tanımlamak, Korkunun ve Acının efendi olduğunu kabul ettiğimiz bir dünyaya girişi sağlar.

Korku beni deneyimlemenin ve akışta kalmanın hafifliğinden uzaklaştırıp, bedenim içinde hareketsiz kalıp bedenim içinde sıkışmanın acısı ile tanıştırır. Kendimi tanımaktan vazgeçirir ve sürekli başkaları ile ilgilenip, kendimi unutmamı ve sürekli benden bir parçanın bütünlüğümden uzaklaşmasına neden olur.

Her bir parçam benden ayrıldığında onu tekrar yakalamak içinde aynı hataları tekrar eder dururum.

"İnsanlar doğarken ikiye ayrılır; güçlüler ve zayıflar, azizler ve sıradan olanlar, kahramanlar ve onlara saygı duyanlar. Zulüm dönemimde   güçlüler ateşlerde yanar, denizde boğulur zayıf olanlar ise dağlarda berduş hayatı sürerler. Sana gelince " şimdi kendi kendime koşuyordum-, ya sen hangi kategoriye giriyorsun?"Şusako Endo- Sessizlik

Kim olduğumuzu anlamak, korkunun, acının, suçluluğun, olmadığı yalnızlık içinde çokluğu bulduğumuz alandır.

Namaste...!




(*) Haruki Murakami, 12.01.1949 Kyoto doğumlu bir yazardır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder