9 Ocak 2018 Salı






Değişim


Hep büyük değişimleri düşlüyoruz. Bu böyle gitmez, her şey tuhaf, dünya tam bir felaket, artık yetti.....Herşey değişsin isterken benliğimiz muhafaza ediliyor bir yönüyle.(www.biryudumkitap)

"Ne kadar saçma veya bozuk da olsa alışılmış düzeni kökünden değiştirmek daima zordur." Machado de Assis

Meselenin zorluğu aslında değişmeyen biz. Değişim istiyorsak, o değişim için vazgeçişi, olmayanları oldurmak yerine düzen içinde nasıl yapılırı bulmak gene bize kalmış.

Değişim istedim, kalktım Toulouse'a geldim. Geldiğim ülkenin sınırları içindeki bu küçük 450.000 kişilik belki bizim anlayışımızla kasaba kıvamında olan bu şehirde, herşey yavaş, herşey saatli, herşey mevsimlere göre. Kendi bir düzeni var.

Yavaş ve sakin. Buraya uymak ya da uymadan yaşamak benim seçimim.

Düzeni değiştirmek için geldim buraya. Yeni bir düzene adapte olmak, düzeni değiştirmeyi gerekti. Hızlı olmaktan her şeyi yarım yamalak yapıp, sonrasında yapmış olmanın rahatlığını ve rahatsızlığını hissetmekten bir vazgeçiş benim için.

Nefes almak gibi, nefes alınca rahatlarız zannederiz. Nefes almak bir çaba ister ve bu çabadan sonra nefesi verip bir bırakmayı gerektirir. Bırakmak için ise bilgiyi tazelemek, alışkanlıkları ve olması gerekli olanları yani öğrenilmişlikleri hafızadan silmeyi gerektirir. Rahatlamak, bırakabilmeyi, kaybetmeyi, yok saymayı, yanlış ve doğruların yerine olanı sadece algılamayı gerektirir. Yani Yoga'nın deyimiyle Tanık olmayı gerektirir.

Sinir sistemimiz vücudumuzu kontrol eder.  Kontrol için ortamdan bilgiyi alır, bilgiyi çözümler, merkezi sinir sistemine bu bilgiyi sinyal olarak gönderir, merkezi sistem bu bilgiyi işler, yaklaşık olarak tepkiyi tanımlar ve tepkiyi etkinleştirmek için kaslara ve/veya bezlere sinyal gönderir. Bu sinyal kaslara ulaştığında benim ortama dahil oluşum değişimleri engeller. Alıştığım şekilde nefes alışım ve verişim bilinmişlikle hareket etmeye neden olur kaslarda.

Tanık olamaz, kontrolü alışkanlıklara bırakır. Bir an durun. Sadece bir an değişim için kontrolü bir başkasına bıraktığınızı hayal edin. Sizi düştüğünüzde tutacak bir el, yanlış yaptığınızda sarılacak bir kucak ile hayal edin. Aynı bir alanda oturup, hiç bir şey yapmadan durmak gibi. Bir süre sonra dikkat çekersiniz veya bedeninizde rahatsızlıklar başlar ve hareket yeniden başlar ki siz bu rahatsızlıkları hissetmeyesiniz diye.

Hareketsizlik, incelemeyi, alışkanlıkları anlamayı, alışkanlıkların nelere yol açtığını görmeyi ve bunları başka ne şekilde kullanabileceğimi anlamayı içerir. Bu duruş, bir anlık nefesi tutuş ve nefesi bıraktığımda sadece bir esneyiş beni rahatlatır. Bütün beden açılır, sonrasında rahatlayan kaslar ile beden içindeki yumuşama başlar, denge bedende yerini alır. Öğrenilmişlik çözülür, kaslar yumuşar, yeni bir şekilde deneme imkanına yer açılır.

Sakin olmayı, temiz olmayı, yerli yerine koymayı, arayıp nasıl yaparım diye sormayı, hayatı annemin, babamın, arkadaşlarımın, ülkemin anlattığı gibi değil de bu ülkenin, bu kasabanın anlattığı gibi öğrenmeye başladım. Anlatılanları kendimce benimsemeye başladıkça Dünyanın her yerinde yaşayacak kadar yumuşak ve güçlü olmanın tadını çıkarmaya geldim.

Namaste...!  


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder