1 Şubat 2018 Perşembe









Ne zaman Yoga yapmalı ?

Dün sabah oğlumla kahvaltıda oturmuş, hayattan konuşurken, her lokmada bir ikimizi de geren kelimelere ortaya dökülmeye başladı. Sesler hafif yükseldi, biraz indi ve

- Tamam anne benle sende konuşma seni anlamıyorum ve bunlardan çok sıkılıyorum artık... dedi oğlum.

İlk anda ağlasam mı, karnım ağrımaya, hatta şişmeye başladı, içimde birikenler, benimle ilgili bütün olunmamışlıklar, yapamamışlıklar, bunlara olan öfkem...Her biri karnımın içinde bir balon gibi şişmeye başladı.

Farkındalığımı ve kim olduğumu düşündüğüm beynimi çağırdım yanıma, konuştum onunla. Oğlumun 18 yaşında olduğunu, ergen olduğunu kendi fikirlerini savunacağını anlattım kendime. Kendisinin haklı olduğunu ve hep haklı olmak isteyeceğini hatırlattım. Sonra yapamadıklarımla ve yapabildiklerimle bir daha yüzleşmek için beni aldım karşıma yapamadıklarımı hangi bilinçle ve hangi öğrenilmişliklerimle yapamadığımı bir daha hatırlattım kendime.

Sonra matımı serdim odama, piyano müziğimi açtım spotify'dan ve başladım kendimin acıyan, yaralanan bedeniyle ilgilenmeye. Karnımın boşluğu o kadar büyük ki, almıştı her bir söyleneni içine, korumuştu bütün anılarımı, yumuşattım sıkışan kaslarımı, nefes aldım içimde tuttum nefesi, sonra verdim ve verdikten sonra da tuttum nefesi. Uzarken esnedim, kocaman ağzımı açarak, çene kaslarımdan taa ayak parmaklarıma kadar.

Çocuk pozu ile kendime annelik yaptım, paschimottanasana ile kendimi gördüm, savaşçılarla haykırdım yapamadıklarıma,  ardha chandrasana ile buldum dengemi. Burgularla açtım kalbimi hayatın değişkenliğine.

Her gün mü yapılmalı, ne zaman yapılmalı, sıkıştığım zaman mı yapılmalı, yoga hem düşünce de hem de beden de her gün yapılmalı bence. Yapabildiğim kadar, içimdekileri akıtabildiğim kadar.

Namaste..!
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder