13 Mart 2018 Salı













Ekadaśī

Dün akıllıydım dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim kendimi değiştiriyorum. Mevlana Celalettin RUMİ
Yaklaşık 30 yıl yaşamın ardından iliopsoas kası ve bel omurunda değişim olmayan insan yoktur. Neredeyse herkes de bir kaç derecelik bir bükülme ya da bir değişim meydana gelir bel omurunda. Yoga'da bu iliopsoas kasında bulunan gerilimin bir yanda daha baskın olması olarak yorumlanıyor. Bu eğrilik, burkulma ya da dönme bir çok nedene bağlı olabilir. Aynı sağ elle yazı yazmak ve sol eli daha az kullanmak gibidir. Sürekli olarak tekrarlanan her şey tek taraflı bir gerilim oluşturur.
Ekadaśī  kelime anlamı ile eka: bir ve dasha: on; yani on bir sayısı. Bu on bir gün kalıcılık, sebat ve süreklilik Tanrısı Vishnu'ya adanmıştır. Bu oruç günleri bildiğimiz oruç günleri gibi geçirirlebildiği gibi, sihlerde olduğu gibi sadece şiddetsizlik ilkesinin deneyimlenmesi ile de geçirilebilir.
Aynı alışkanlıklarımız gibi bu on bir günde de yeni bir alışkanlık edinmek amaçtır aslında. Her bir alışkanlığın bağımlılığından kurtulup, sınırlamaları kaldırıp, katılaşma ve sabitleşmeden uzaklaşıp, bağımlılıktan kurtulup, kendimi değiştirmeye yarar.
Hayat gerçekte yiyecektir. Beden ise bu yiyeceği yiyendir. Yaşamda beden varolan sabittir; yaşam ise bu varolan sabitin içindedir. Yiyecek ise yiyecek içinde sabittir. Yiyecek kendi içindeki sabitliği ile, hayatta var olduğunu bilir. Yiyeceği yiyen ve yiyeceğe sahip olan var olur. Döllenir, büyür ve bilgeliğin ışığında, var oluşu ile kendini ortaya koyar.  S. Radhakrishnan - Temel Upanishadlar
Bizler var olan bir düzen içinde, varlığımızı sürdürebilmek için deneyimlerin içinde yoğrulan var oluşun kendisiyiz. Var oluşumuzun bağlı olduğu tek alan kendimiz. Kendimizi değiştiremeyiz ancak her gün yeniden bir yazılım ile yaşanabilecek deneyimlerimizi farklılaştırabiliriz. Eğriliklerimizi, bükülmelerimizi, zaaflarımızı, korkularımızı, utançlarımızı, kısalıklarımızı, uzunluklarımızı bildikçe, bedenin ne kadar geniş olduğunu öğrendikçe, kendimi değiştirmek, soluduğum havayı değiştirir.
Yoga'nın bize sunduğu bu kurallar kendi içimizdeki sezgisel beni yani özdeki varoluşu ortaya çıkarır. İngilizce sezgi kelimesi latince intueri kelimesinden türemiştir. "İntueri", yansımak, dikkatle seyretmek, tefekkür, düşünüp taşınmak anlamına gelir. Sezgilerimizi kullandığımızda ele tutulamayan hislere, değişken ruh hallerine dokunuruz.
İkinci Beyin adlı kitabında Michael Gershon şöyle tarif eder karın boşluğunu, sezgisel alanı; Bağırsaklara bağlı sinir sistemi, beynin kölesi değildir. Ona karşıdır, özgür bir ruhtur o. Omurilik ve beyne bağlı periferik sinir sisteminden bağımsız olan tek asi ve devrimci oluşumdur.
Sezgilerimiz, bizi bilinç altı, bilinç ötesi, kollektif bilinç ve bilinç üstümüze bağlayan tek alandır. Sezgileri hareket geçirmenin binlerce değişik yolu vardır. Bunlardan biri  ekadaśī 'dir.
Sezgilerinizle ya da kendinizle kalacağınız bir on bir gün dileğiyle....!
Namaste.!
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder