5 Nisan 2018 Perşembe







Değişik ben halleri

"Bir insandan nefret ettiğimizde onda kendi içimizde gömülü bir şeyden nefret ederiz." Skomsvold

Sevgi ve nefret, zenginlik ve fakirlik, güzellik ve çirkinlik...bütün bize zıtlık olarak öğretilen kavramlar aslında birbirinin bir karşıtlığı değildir. Karşıtlık ilkesi, ikililikten doğar. Oysa ki her bir kavram kendi içinde bir bütün barındırır ve diğerini de tamamlar.

 
Surya Namaskar yapmak için kalktım bu sabah, hava henüz aydınlık değil, güneşi henüz göremiyorum. Telefonuma göre doğuş saati saat 7:29. Ve ben güneşe selamı yapmaya çalışıyorum. Güneşin her zaman karanlığın içinde bir yerlerde saklı olduğunu bildiğimi düşünüyorum. Ay'la güneşin birbirini tamamladığını, her ikisinin de üzerinde yaşadığımız dünyaya ışık vermek için değişik zamanlarda ortaya çıktığını biliyor muyum yoksa düşünüyor muyum...

Duygularımızda  aynı güneşle ay gibidir, her biri bir anlam içerir ve kendi zamanlarında içimizde yeşerir. Ne zararlıdır, ne de zararsız. Ne kötü, ne de iyidir. Bize benimseyemediğimiz, mutluluğu içinde bulamadığımız bir alanı anlatır. Acıyı tattırır bize bu mutluluk arayışı. Sütün kahvenin rengini yumuşatması gibi.

17. Yoga'nın efendisi, seni kavramak, senin farkında olmak ve seni anlamak için nasıl bir düşünüş şekli geliştirmeliyim.
18. Krishna, tekrar anlat- detaylı  anlat - yoga'nın ne olduğunu; seni yeteri kadar duyamıyorum. Sözlerin benim hayatımın özünü ifade ediyor.
20. Ben bütün yaratıkların özünde olanım. Ben onların başlangıcı, onların ortası ve onların sonuyum.
Bhagavad Gita- İlahi olanın tezahürü - Sri Swami Satchidananda 

Bazı duygularımızı, sözlerimizi, yaptıklarımızı beğenmeyiz, onlarla hiç gurur duymayız, bazılarının içinde ise kendimizi parlayan, ışıldayan bir varlık olarak görürüz. Bu benliklerin hepsi bendedir, ancak bazıları gölgede kalır, bazıları ise parlak haliyle ortaya çıkarır kendini. Öğrendiklerime göre değer verdiğim ya da yargıladığım her hareketin tezahürü de aynı gece ile gündüz gibi olacaktır. Başarılarım başarısızlıklarımı görmeme, başarısızlıklarım da nasıl başarılı olabileceğimi anlamama yardım eder.  Bir duruş içinde elimi sıkıca yere bastığımda ancak bacaklarımın yerden havalanması gibi.

Kendimi itmeden, kakmadan yaptım güneşe selamı, anlamaya ve bakmaya çalıştım bedenime nasıl yardım edeceğime, ne bir zamana bağladım yaptığımı, ne de bir yere. İçimdekiler zaman gelince ortaya çıkarlar, zamanı geldiğinde dönüşür ve başka bir hal alırlar.

Her şeyin bir adı ve yeri yoktur evrende, her şey evrende kendi zaman ve yerini kendi belirler.

Namaste!....
 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder