1 Mayıs 2019 Çarşamba








Afficher l’image source






BÜTÜNLÜK

Afficher l’image sourceAmerika'da bulunan - White Park - ağacı uzun bir ağaç olduktan sonra içme sularını korurmuş. Üzerinde büyüdükleri dağlar su depoları imiş. Bu ağacın kökleri erozyonu önler dağın toprağının ufalanıp parçalanmasına engel olurmuş. Şemsiye şeklindeki dalları ilkbaharda kar suları erirken onları yavaşlatır ve suların taşmasına engel olurmuş. Sadece bir kuş bu ağacın tohumlarını ekermiş. -Clark's Nutkracker - Bu Kuşun gagası uzunmuş ve bu ağacın kozalaklarını içindeki tohumları tek çıkarabilen oymuş. Bu kuşlar hem bu tohumları yer hem de boğazlarının arka kısmında bu tohumları depolarlarmış. Yeri ve zamanı geldiğinde ise boğazlarında sakladıkları bu tohumları gerekli derinliğe dikerlermiş.

Her bir veçhemizin, her bir aile bireyinin ve hayatımıza giren negatif veya pozitif her insanın da bize getirdikleri var. Bütünlüğümüzün parçaları olan bütün veçhelerimizi iyisi ve kötüsü ile sahiplenmeyi öğrenmek ve yerli yerinde kullanabilme yeteneği elde etmek ise Hint dilinde bana göre MOKSHA.

Ben bazen insanı canından bezdirecek kadar inatçı ve sabit fikirli olabiliyorum. Bu sabit fikirli olma halim bazen insanları canından bezdirse de bana öğrenme, yenilenme, yeni fikirler ve yeni bilgiler edinme özelliği veriyor ve taa ki doğruluğunu kanıtlayana kadar öğrenmeye devam ediyorum. Bu hal beni bilgili yapma dışında, bu bilgileri anlatma konusunda da becerikli yapıyor. Öğrendikçe ve inat ettikçe toplum önünde konuşma yeteneğim de arttı. Bu halim her ne kadar çok yararlı da olsa aynı zamanda beni yoruyor. Merak ve inadımdan üstlendiğim sorumlulukları yerine getirirken korkuyorum, utanıyorum. Daha çok çalışıp korkularımı yenmeye çalışıyorum.

Bütünlüğümüz içinde olan iyi ve kötü hallerimizin değerli yanlarını bulmak pozitif olmak değildir, bu güzel yanlar hep bizi mutlu etmez, hatta acı bile verebilir. Ancak bunları anladıkça karşımızdakileri anlayabilir, içimizde mevcut olan kötü veya çirkin olanı da işlevsel hale getirebiliriz.

Kendimizi her halimizle anlayabilmek bizi olduğumuzu zannettiğimiz kişiliğimizden özgür kılar ve her türlü halimizde var olabiliriz. Özgürce ve anın bize getirdiği gerekliliklerle. Herhangi bir maske altında kalmayız.

Namaste…!       

7 Nisan 2019 Pazar






BEDEN

Duygularımız hayatımızın yaşama dönüşmesine yardım eden, zenginlik katan ve bilincimizi dönüştürüp, deneyimlerimizi anlamlı yaşam deneyimlerine dönüştürmek için var olan aracılardır. Duygularımız neye önem verdiğimizi ve bizi neyin canlandırdığını tanımlar, ihtiyaçlarımızı fark etmemizi sağlar. Bizi diğerlerine bağlar, yapmak istediklerimizi yapmamıza yardım eder, başarılarımızı, hayatta iyi yapabildiğimize inandığımız şeyleri takdir edebilme yeteneği verir, diğerlerini ve içinde bulunduğumuz bedeni ve içinde yaşadığımız evreni korumak ve desteklemek ihtiyacını destekler. Yaptıklarımızı şefkatle yapma yeteneği verir. Yapmak isteyip yapamadıklarımıza üzülme, kaybedilenin arkasından ağlama ve ihtiyaçları karşılayamadığımızda tasalanma imkanını da verir bizlere. Duygularımız olmadan yaşam ihtiyaçsız ve anlamsız hale gelir.

Işıl Önen bana Burak ile Yoga (burakileyooga.com) sayfasından bir yazı göndermiş yazının başlığı şu ' Neden baş duruşu öğretmiyorum' - Asanaları ulaşılacak birer noktadan ibaret görmüyorum artık intersepsiyon diye bir kavram var kısaca iç görü diyebiliriz ya da iç sesini duyma' aynı okulda ya hocam bana bu konu hayatta ne getirecek diye sorma.' 

Beden bize benzemiyor hem de hiç. Onun amacı sadece hayatta kalmak da değil. Ayı bir bina gibi temelini atıyor. Temelini atışı zaman alıyor. Yuva sonra ilkokul, ortaokul derken lise. Temeli sağlamlaşınca artık içeride yeniden yapılandırma, şekil verme, yeniden şekil değiştirme, dönüştürme aynı zamanda yıkım ve onarım çalışmalarını hayatın farkı dönemlerinde yapıyor.

Bu beden 21 yaşına gelince işte inşaat işlerinin tam içine düşüyor. Bu işlemler olurken hiç bir güç kavgası gütmüyor her bölümüne aynı saygı, sevgi ve özenle davranmaya çalışıyor kendi içindeki koruma sistemleri ile.

Bizler ise ya zaman içinde boş durmamak ' Allah boş duranı sevmez' edası ile ya da kendimizin iyi gelmeyen duyguları ile kalmama amaçlı Asanaları kullanıyoruz. Merakla bedene bakmak Asanaların bize getirisi. Duygularımı tanımak, tanırken bana iyi gelmeyenleri ayrıştırarak neden iyi gelmediğini, neyin bana iyi geleceğini araştırmak.

Dün akşam Dayım ailedeki herkesi arayarak vedalaşmaya karar verdi, hastalığı yıllardır sürüyor ve zor anlar geçiriyor. Annem, ablam ve Teyzem çok zor anlar yaşadı, annem ağlayabildi. Bu sabah tekrar durumunun stabil olduğunu öğrendiğimizde hala buruk bir acı vardı. Dayımın olası gidişi annemin ağlamasına içini babamın kaybından sonra biraz daha boşaltmasına yardım ettiğini anlamadan, inşallah hep iyi olur, düşüncesi ve inşallah iyileşir, o giderse ben yok olurum acısı ile hala buruk. 

Yaşamın getirdiklerini hep tek taraflı almak yerine hayatta bana ne getirdiğini görmek, kötülük dediğimizin içindeki sevinci ve yararı tanımlayabilmek, iyilik dediğimizin içindeki acıyı, zararı ve güzelliği hatırlayabilmek bize Asanaların hatırlattıkları. 

Burak Hocam yazısında Julie Martin adlı bir yoga hocasının yazısına yer vermiş. Sonra Julie Martin'in sayfasına girdim sayfasında (brahmaniyoga.com) şunu yazmış 'Bedenlerimizi dinlemeye ve matımızın dışına taşan bir pratikle yaşamda hareketlerimize yansıtmaya ihtiyacımız var Yogayı'. Yavaşlamayı ve durmayı bir anlık nefesimizin ne dediğini, aklımızın ne tür bir şekilde buna cevap verdiğini, bedenin o anda ne tür bir boşalımla bu ana katıldığını anlamak için yoga.

Altı aydır Fransa'da Yoga eğitmenlik dersleri veriyorum ilk 3 hafta sonunda herhangi bir Asana yaptırmadan derslerimi verdim. 6 kişilik grubumdan sadece 2 tanesi buna karşı çıksa da devam ettiler derslere. Osteopat olan hocamız Shirly'nin anlattığı derin anatomiyi zor buldu öğrenciler. Yama ve Niyamaları tamamladıktan sonra Asana'lara geçtik her bir Asana'da kendimizi dinliyoruz, edinimlerimizi yazıyoruz, yaşamlarımızdaki etkisinin kokusunu, tadını, acısını, zevkini ve yaratıcılığını değerlendiriyoruz ayrılıkta da, beraberlikte. 

Yoga Asana değildir, Asana, Yaşamın içinde hareketlerimizi Ahimsa ile yapmayı, sözlerimizi Ahimsa ile söylemeyi, kendimize şefkatle davranmayı anlatan bir araçtır. Dengeyi hem bedenin içinde, hem bedenin dışında, hayatın içinde ve yaşamın her anında bir şekil kırılmadan ve kırmadan dürüstlükle ifade edebilme yetisidir. 

Aynı heykelin dışta temsil ettiği ile gölgesinde barındırdığı değişkenliği algılayabilmektir.

Namaste !.... 

14 Mart 2019 Perşembe













Şifacılık Okulu

Sadece 2 ay oldu şifacılık Okuluna başlayalı. Bir sürü şey öğrendim bugün ilk defa Organik Kimya dersimiz vardı. Kimya öğretisini çoktan hatım etmedik tabii ki ancak insanın yapısını anlamak için yeterli kimya öğretisini aldıktan sonra organik Kimya'ya başladık.

Udo bize bugün elementlerin neden hareket ettiğini anlattı. Elementler de aynı biz insanlar gibi, kendilerini eksik hissettikleri için birbirleri ile olurlarmış. Birbirleri ile olunca dış kabuklarını sonsuzluk sayısı olan sekiz ile tamamlayabilmek ve bu sayede 'Yaşamın Özünü' ortaya çıkarabilmek amaç.

Bedendeki fasya diye adlandırılan ve bedenin içindeki bütün organlardan, organ yapılarından, kemik ve kas yapısına kadar oluşumu sağlayan çeşitli desenlerdeki örtünün oluşumunu sağlayan ve dokuyu ortaya çıkaranların yapılardaki kıvrımları oluşturma nedeninin ise bazı amino asitlerin birbiri ile anlaşamadığından oluştuğunu anlattı.

Bu şekilde anlatınca çok çocukça gelecektir ancak yaşamı bu kadar basit cümlelerle anlatabilmek bir yetenek olsa diye düşünüyorum. Arkasındaki yüklü bilgiyi anlamamızı sağlamak için bu kadar basit formüllerle anlatılıyor şifacılık okulunda.

İnsanı anlamak, hayatı tanımak ya da yaşamı anlamak kolay değil diye düşünüyordum bugüne kadar basit olmasına karşın bu kadar kompleks bir yapıyı anlamak yani kendimi anlamak için çok çaba sarf ettim. Geçtiğim yollar olmasa idi, bugün bu sıralara tekrar oturur ve 3 sene sonra doktorlar odası tarafından imtihan edilmeyi kabul eder miydim bilmiyorum.

Hayat anlayışım, yaşama bakışım, neden böyle olduğumu anlamak, en azından kızdıklarımı anlamaya, sevdiklerime sevgimi nasıl anlatacağıma ve anı nasıl yaşayacağıma dair ipuçları veriyor bana. Öğrenirken hala beden içindeki yapıların ne kadar değişken ve aynı zamanda aynı malzemeden yapılmış olmasına şaşırıyorum, şaşırdıkça biraz daha öğrenmek istiyorum yolumu kaybetmeden.

Detaylarda kaybolmadan, beni ben yapanı keşfettikçe anın tadına varmanın ne demek olduğunu anlıyorum. .ok uzun süreden sonra içeride sakladığım ve yaşanmış olan anılarıma değişik bir gözle bakabiliyorum, neden onları saklamayı tercih ettiğimi anlıyorum. Lucifer dizisinde, Lucifer 'siz insanlar neden önce bir şeye özlemle başlayıp sonra da onu kaybediyorsunuz diye soruyor' terapistine. Anılarımızı neden saklama ihtiyacı duyduğumuzu anlamadıkça ve saklarken öğrendiklerimizin şekilciliğinden çıkamadıkça o anıları yaşamış olmayı pek de istemediğimizi fark ettim bugünlerde. Binlerce değişik yolu varmış bir yöne doğru bakmanın.

İnsanı tanımak yoga ile hayatıma girdi ve yoga ile yaşamım değişti. Bedenimin bana neler kattığını öğrenmek bana bedenle ilişki içinde hareket etme yeteneği ve onu kullanmak yerine onunla hareket etme yeteneği verdi.

Herkese bir yerden bir yoga bulaşması dileğiyle....Namaste