14 Mart 2019 Perşembe













Şifacılık Okulu

Sadece 2 ay oldu şifacılık Okuluna başlayalı. Bir sürü şey öğrendim bugün ilk defa Organik Kimya dersimiz vardı. Kimya öğretisini çoktan hatım etmedik tabii ki ancak insanın yapısını anlamak için yeterli kimya öğretisini aldıktan sonra organik Kimya'ya başladık.

Udo bize bugün elementlerin neden hareket ettiğini anlattı. Elementler de aynı biz insanlar gibi, kendilerini eksik hissettikleri için birbirleri ile olurlarmış. Birbirleri ile olunca dış kabuklarını sonsuzluk sayısı olan sekiz ile tamamlayabilmek ve bu sayede 'Yaşamın Özünü' ortaya çıkarabilmek amaç.

Bedendeki fasya diye adlandırılan ve bedenin içindeki bütün organlardan, organ yapılarından, kemik ve kas yapısına kadar oluşumu sağlayan çeşitli desenlerdeki örtünün oluşumunu sağlayan ve dokuyu ortaya çıkaranların yapılardaki kıvrımları oluşturma nedeninin ise bazı amino asitlerin birbiri ile anlaşamadığından oluştuğunu anlattı.

Bu şekilde anlatınca çok çocukça gelecektir ancak yaşamı bu kadar basit cümlelerle anlatabilmek bir yetenek olsa diye düşünüyorum. Arkasındaki yüklü bilgiyi anlamamızı sağlamak için bu kadar basit formüllerle anlatılıyor şifacılık okulunda.

İnsanı anlamak, hayatı tanımak ya da yaşamı anlamak kolay değil diye düşünüyordum bugüne kadar basit olmasına karşın bu kadar kompleks bir yapıyı anlamak yani kendimi anlamak için çok çaba sarf ettim. Geçtiğim yollar olmasa idi, bugün bu sıralara tekrar oturur ve 3 sene sonra doktorlar odası tarafından imtihan edilmeyi kabul eder miydim bilmiyorum.

Hayat anlayışım, yaşama bakışım, neden böyle olduğumu anlamak, en azından kızdıklarımı anlamaya, sevdiklerime sevgimi nasıl anlatacağıma ve anı nasıl yaşayacağıma dair ipuçları veriyor bana. Öğrenirken hala beden içindeki yapıların ne kadar değişken ve aynı zamanda aynı malzemeden yapılmış olmasına şaşırıyorum, şaşırdıkça biraz daha öğrenmek istiyorum yolumu kaybetmeden.

Detaylarda kaybolmadan, beni ben yapanı keşfettikçe anın tadına varmanın ne demek olduğunu anlıyorum. .ok uzun süreden sonra içeride sakladığım ve yaşanmış olan anılarıma değişik bir gözle bakabiliyorum, neden onları saklamayı tercih ettiğimi anlıyorum. Lucifer dizisinde, Lucifer 'siz insanlar neden önce bir şeye özlemle başlayıp sonra da onu kaybediyorsunuz diye soruyor' terapistine. Anılarımızı neden saklama ihtiyacı duyduğumuzu anlamadıkça ve saklarken öğrendiklerimizin şekilciliğinden çıkamadıkça o anıları yaşamış olmayı pek de istemediğimizi fark ettim bugünlerde. Binlerce değişik yolu varmış bir yöne doğru bakmanın.

İnsanı tanımak yoga ile hayatıma girdi ve yoga ile yaşamım değişti. Bedenimin bana neler kattığını öğrenmek bana bedenle ilişki içinde hareket etme yeteneği ve onu kullanmak yerine onunla hareket etme yeteneği verdi.

Herkese bir yerden bir yoga bulaşması dileğiyle....Namaste
 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder