7 Nisan 2019 Pazar






BEDEN

Duygularımız hayatımızın yaşama dönüşmesine yardım eden, zenginlik katan ve bilincimizi dönüştürüp, deneyimlerimizi anlamlı yaşam deneyimlerine dönüştürmek için var olan aracılardır. Duygularımız neye önem verdiğimizi ve bizi neyin canlandırdığını tanımlar, ihtiyaçlarımızı fark etmemizi sağlar. Bizi diğerlerine bağlar, yapmak istediklerimizi yapmamıza yardım eder, başarılarımızı, hayatta iyi yapabildiğimize inandığımız şeyleri takdir edebilme yeteneği verir, diğerlerini ve içinde bulunduğumuz bedeni ve içinde yaşadığımız evreni korumak ve desteklemek ihtiyacını destekler. Yaptıklarımızı şefkatle yapma yeteneği verir. Yapmak isteyip yapamadıklarımıza üzülme, kaybedilenin arkasından ağlama ve ihtiyaçları karşılayamadığımızda tasalanma imkanını da verir bizlere. Duygularımız olmadan yaşam ihtiyaçsız ve anlamsız hale gelir.

Işıl Önen bana Burak ile Yoga (burakileyooga.com) sayfasından bir yazı göndermiş yazının başlığı şu ' Neden baş duruşu öğretmiyorum' - Asanaları ulaşılacak birer noktadan ibaret görmüyorum artık intersepsiyon diye bir kavram var kısaca iç görü diyebiliriz ya da iç sesini duyma' aynı okulda ya hocam bana bu konu hayatta ne getirecek diye sorma.' 

Beden bize benzemiyor hem de hiç. Onun amacı sadece hayatta kalmak da değil. Ayı bir bina gibi temelini atıyor. Temelini atışı zaman alıyor. Yuva sonra ilkokul, ortaokul derken lise. Temeli sağlamlaşınca artık içeride yeniden yapılandırma, şekil verme, yeniden şekil değiştirme, dönüştürme aynı zamanda yıkım ve onarım çalışmalarını hayatın farkı dönemlerinde yapıyor.

Bu beden 21 yaşına gelince işte inşaat işlerinin tam içine düşüyor. Bu işlemler olurken hiç bir güç kavgası gütmüyor her bölümüne aynı saygı, sevgi ve özenle davranmaya çalışıyor kendi içindeki koruma sistemleri ile.

Bizler ise ya zaman içinde boş durmamak ' Allah boş duranı sevmez' edası ile ya da kendimizin iyi gelmeyen duyguları ile kalmama amaçlı Asanaları kullanıyoruz. Merakla bedene bakmak Asanaların bize getirisi. Duygularımı tanımak, tanırken bana iyi gelmeyenleri ayrıştırarak neden iyi gelmediğini, neyin bana iyi geleceğini araştırmak.

Dün akşam Dayım ailedeki herkesi arayarak vedalaşmaya karar verdi, hastalığı yıllardır sürüyor ve zor anlar geçiriyor. Annem, ablam ve Teyzem çok zor anlar yaşadı, annem ağlayabildi. Bu sabah tekrar durumunun stabil olduğunu öğrendiğimizde hala buruk bir acı vardı. Dayımın olası gidişi annemin ağlamasına içini babamın kaybından sonra biraz daha boşaltmasına yardım ettiğini anlamadan, inşallah hep iyi olur, düşüncesi ve inşallah iyileşir, o giderse ben yok olurum acısı ile hala buruk. 

Yaşamın getirdiklerini hep tek taraflı almak yerine hayatta bana ne getirdiğini görmek, kötülük dediğimizin içindeki sevinci ve yararı tanımlayabilmek, iyilik dediğimizin içindeki acıyı, zararı ve güzelliği hatırlayabilmek bize Asanaların hatırlattıkları. 

Burak Hocam yazısında Julie Martin adlı bir yoga hocasının yazısına yer vermiş. Sonra Julie Martin'in sayfasına girdim sayfasında (brahmaniyoga.com) şunu yazmış 'Bedenlerimizi dinlemeye ve matımızın dışına taşan bir pratikle yaşamda hareketlerimize yansıtmaya ihtiyacımız var Yogayı'. Yavaşlamayı ve durmayı bir anlık nefesimizin ne dediğini, aklımızın ne tür bir şekilde buna cevap verdiğini, bedenin o anda ne tür bir boşalımla bu ana katıldığını anlamak için yoga.

Altı aydır Fransa'da Yoga eğitmenlik dersleri veriyorum ilk 3 hafta sonunda herhangi bir Asana yaptırmadan derslerimi verdim. 6 kişilik grubumdan sadece 2 tanesi buna karşı çıksa da devam ettiler derslere. Osteopat olan hocamız Shirly'nin anlattığı derin anatomiyi zor buldu öğrenciler. Yama ve Niyamaları tamamladıktan sonra Asana'lara geçtik her bir Asana'da kendimizi dinliyoruz, edinimlerimizi yazıyoruz, yaşamlarımızdaki etkisinin kokusunu, tadını, acısını, zevkini ve yaratıcılığını değerlendiriyoruz ayrılıkta da, beraberlikte. 

Yoga Asana değildir, Asana, Yaşamın içinde hareketlerimizi Ahimsa ile yapmayı, sözlerimizi Ahimsa ile söylemeyi, kendimize şefkatle davranmayı anlatan bir araçtır. Dengeyi hem bedenin içinde, hem bedenin dışında, hayatın içinde ve yaşamın her anında bir şekil kırılmadan ve kırmadan dürüstlükle ifade edebilme yetisidir. 

Aynı heykelin dışta temsil ettiği ile gölgesinde barındırdığı değişkenliği algılayabilmektir.

Namaste !....